Yok Bir Şey!!

Ağustos 31st, 2010

Otobüsten inmek için, düğmeye basmak gerektiğini öğrenmeyen bu insanlardan bir bok olmaz!!!

Posted in Yaşam | 4 Comments »

Eğlenceli Bir Anlatımla 3 Ders

Ağustos 22nd, 2010

Ders 1 :

Adamın biri tam duşa girmek üzeredir ve karısı da duşunu almış olarak kabinden çıkmaktadır ki, kapının zili çalar. Kapıya kimin bakacağı konusunda ufak bir tartışma sonrasında kadın pes eder. Üzerine bir havlu alarak merdivenlerden aşağı iner ve kapıyı açar. Gelen eşinin arkadaşı x’tir.

Kadın daha selam vermeden x : “Havlunuzu üzerinizden yere düşürürseniz size anında 300 Euro veririm” der.

Kadın bir müddet tereddüt eder, ancak havlunun düğümünü açarak havlunun düşmesini sağlar. X ona bakar ve 300 Euro verir ve söze devam eder:
“Antrede doğabilecek ufak bir tensel yakınlık için size 500 Euro daha verebilirim, hem de derhal” der.

Önce şaşkın, fakat daha sonra adrenalinin verdiği heyecan ve alacağı para ile yapabileceklerinin anlık hayaliyle kısa bir duraksamadan sonra kabul eder.
Yaşamış olduğu olayın ve kısacık bir süre içerisinde edinmiş olduğu ufak servetin heyecanıyla merdivenleri yukarı çıkarak banyoya geri döner.
Hala duşta olan eşi ona kimin geldiğini sorar. “Arkadaşın x” diye cevap verir kadın.

“Çok iyi, ona borç verdiğim 800 Euro’yu getireceğini söylemişti, onu getirdi o zaman.”

1. hikayeden çıkarılacak ders:

Eğer bir ekipte çalışıyorsanız bilgiyi saklamayın, paylaşın. Karar mekanizmasında belirliyici olabilir. Böylece yanlış anlaşılmaların ve dışarıya karşı kötü duruma düşmenin önüne geçebilirsiniz.

Ders 2 :

Aracının direksiyonuna geçip kiliseye gitmek üzere yola koyulan rahip yolda yürümekte olan bir rahibeye rastlar. Aracını durdurur ve kiliseye kadar onunla gelmek isteyip istemediğini sorar. Kadın arabaya biner ve bacak bacak üstüne attığında bacaklarının güzelliği ortaya çıkar.

Rahibin gözü kayar ve bakayım derken kısa bir süre için aracın kontrolünü kaybeder. Aracı tekrar kontrol altına aldıktan sonra sağ elini rahibenin bacağı üstüne koyar. Rahibe ona bakar ve şöyle der: “Rahip, 129. ayeti hatırlıyor musun?”

Utançtan kıpkırmızı olan rahip derhal elini çekerek rahibeye özürlerini sıralar.

Bir müddet sonra aklı tekrar karışır ve rahibenin bacağına tekrar dokunur vites değiştirme bahanesiyle ve rahibe aynı soru ile karşılık verir : “Rahip, 129. ayeti hatırlıyor musunuz?”

Utancından yine kızaran rahip elini çeker ve “afedersin kardeşim, insanoğlu zayıf düzebiliyor” der.

Kiliseye vardıklarında rahibe arabadan iner ve tek kelime söylemeksizin, ancak çok manalı bir bakış fırlatarak kasybolur.

Rahip aceleyle içeriye koşturur ve bir Incil alarak 129. ayeti açar okumak için. 129. ayet şöyle demektedir : “Ileriye gidiniz, daha yukarılarda arayınız. Orada güzellikler bulacaksınız.”

2. Hikayeden çıkarılacak ders:

Görev alanınızla ilgili her zaman bilgili olun, aksi taktirde fırsatları kaçırabilirsiniz.

Ders 3 :

Pazarlamacı, şef sekreter ve personel müdürü bir öğlen paydosunda lokantaya doğru yürümektedirler. Parktaki banklardan birinin üzerinde sihirli bir lamba bulurlar. Lambayı ovarlar ve gerçekten de lambadan cin çıkar.

“Aslında kişiye 3 dilek hakkı veriyorum ama sizler üç kişi olduğunuz için hepinizin birer dileğini gerçek yapacağım” der cin.

Şef sekreter arsızca atılarak “önce ben” diyerek diranın önüne yerleşir.

“Bahamalarda, muhteşem bir sahilde tatil yapmak istiyorum. Tatilim hiç bitmesin ve hiçbir dert hayatıma girmesin” diye dileğini ifade eder.

Ve hoop, ortadan kaybolur.

Şimdi de pazarlamacı atılır ve “şimdi sıra bende” der.

“Hayallerimdeki kadınla Tahiti sahillerinde Pina Colada içmek istiyorum” der ve hoop, o da ortadan kaybolur.

“Şimdi sıra sende” der cin Personel Müdürüne.

“İkisini de öğleden sonra işlerinin başında görmek istiyorum” der personel müdürü.

3. Hikayeden çıkarılacak ders :

Üstünüz olan birinin her zaman önce konuşmasına izin verin.

Posted in Bilgisayar | No Comments »

Source u Elimizde Olmayan DLL lere Strong Name Ekleme (İmzalama, SNK Ekleme)

Ağustos 21st, 2010

Bildiğiniz gibi, bir dll geliştirilirken, eğer imza eklenmezse, bu dll daha sonrasında GAC a (assembly e) atılamazlar. Kullanmanız gereken bir dll bulduğunuz da veya size başka bir yerden gönderildiğinde, geri dönüş yapıp, buna lütfen snk ekleyin demek de pek hoş olmaz zannımca.

Eğer böyle bir durumdaysanız, birazdan anlatacağım yöntemi kullanabilirsiniz;

Not: Aşağıda yazdıklarım sadece Visual Studio Command Prompt da çalışmaktadırlar. Normal CMD de boşuna uğraşmayın :)

Örneğin ; DLL imizin ismi Test.dll olsun.

  1. Assemblyimizi Dis-Assemble ediyoruz.

    İldasm Test.dll /out:Test.il

  2. Strong Name Key ekleyip tekrardan Re-Assemble ediyoruz.

    İlasm Test.il /res:Test.res /dll /key:Test.snk /out:YeniTest.dll

Ve elimizde imzalı bir dll olmuş oldu…

Strong Name i doğrulamak için aşağıdaki komutu kullanabilirsiniz.

Sn -vf YeniTest.dll

Tags: , , , , , , , , ,
Posted in .NeT 2008, Bilgisayar, BizTalk, Sharepoint | No Comments »

Biztalk Server 2010 – Beta Kurulumu – Konfigürasyon

Ağustos 21st, 2010
  • BizTalk Server Configuration ekranı Start menüsünden bulunup açılır.

  • Custom configuration seçilir. Username ve Password alanları doldurulur. Configure butonuna tıklanıp devam edilir.

  • Karşımıza gelen onay ekranında Yes butonuna tıklanıp devam edilir.


  • BizTalk Server Configuration ekranı açılır. Enterprise SSO tabında Enable Enterprise Single Sign-On on this computer tıklanır. Tüm ayarların otomatik olarak geldiği görülür. Var olan bir SSO kullanılacaksa Join an existing SSO system denilebilir. Service ve Accounts kontrol edilir. Otomatik olarak gelmemişse, muhtemelen bu gruplar oluşturulmamıştır. “…” butonu ile istenile grup seçilebilir.

  • Enterprise Single Sign-On Secret Backup ekranında, daha sonra sistemin bir zarar görmesi durumunda kullanılacak olan bir backup dosyası yaratıyoruz. Secret backup password ile de bu dosyamıza bir adet şifre belirliyoruz. Serversal bir sorun (fiziksel, donanımsal) sebebiyle restore etmeniz gerekiyorsa, Yeni bir kuruluma DB yi import etmeniz gerekirse, vs.. Bu dosya her zaman gerekecektir. Kaybetmeniz durumunda bir bardak soğuk su yeterli olmayacaktır zannımca :)

  • Group tabında Enable BizTalk Server Group on this computer a tıklıyoruz. Tüm ayarların otomatik geldiğinden emin oluyoruz. Gelmemişse Windows Group ları manuel ayarlamalıyız. Var olan bir db kullanılacaksa Join an existing BizTalk Group diyebilirsiniz.

  • BizTalk Runtime ekranında Register the BizTalk Server runtime components tıklanır. Ayarların otomatik geldiği yine kontrol edilir. Gelmemişse Account ve Windows Group manuel setlenir.

  • Business Rules Engine ekranında Enable Business Rules Engine on this computer tıklanır.

  • İsteğe göre BAM Tool kurulumu yapılabilir. Eğer kullanmayacaksanız konfigüre etmenize gerek yoktur. Enable Business Activity Monitoring tools ve Enable Analysis Services for BAM aggregations seçilir.

  • Yine aşağıdaki gibi BAM Portal konfigüre edilebilir.

  • Yine kullanım durumuna göre BizTalk EDI/AS2 Runtime konfigüre edilebilir.

  • Daha sonra sol üst köşeden Apply Configuration a tıklanır. Karşımıza, hangi component lerin konfigüre edileceğini bize gösteren bir ekran gelir. Bu ekranda Next > butonuna tıklanır ve devam edilir.

  • Aşağıdaki ekrandaki gibi konfigürasyon sırasında hangi aşamada olunduğu kontrol edilebilir.

  • Tüm işlemler tamamlandığında aşağıdaki gibi bir ekran ile karşılaşırız. Bol yeşilli olması tercih sebebidir :)

  • Kurulum sonra yine Configuration ekranından, Export Configuration butonu ile mutlaka yaptığınız ayarların bir backup ını almanızı öneririm. Dünya hali, biri makinaya bağlanıp merak içerisinde butonlara tıklayabilir :) ya da öğrenme aşamasında bu bozma olayını siz de yapabilirsiniz :)

    Herşeyiyle hazır, sıfır kilometre, canavar gibi bir adet BizTalk Server 2010 Beta serverınız oldu. Güle güle kullanın. Visual Studio 2010 ile biztalk uygulamaları geliştirmenin tadına varın. Mappinglerin ne kadar güzel olduğunu kendi gözlerinizle görün :)

Tags: , , , , , , , ,
Posted in BizTalk | No Comments »

OneNote to Blog

Ağustos 21st, 2010

OneNote’a aldığınız notları veya yazdığınız yazıları tek bir tıkla wordpresse veya başka bir blog servisine gönderebilirsiniz.

OneNote 2010 da listelenen blog servisleri aşağıdadır :

  1. Windows Live Spaces
  2. Blogger
  3. Sharepoint Blog
  4. Community Server
  5. TypePad

Yazınızı OneNote da hazırladıktan sonra aşağıdaki işlemleri yapmanız gerekmektedir.

Not: Bu resimler ve anlatım OneNote 2010 için geçerlidir. Eski versiyonlarında da bu özelliğin olduğunu biliyorum. Muhtemelen, sadece blog servislerinde eksiklikler olabilir.

İşlemler:

  1. File –> Send yolunu izleyip Send to Blog a tıklıyoruz.


  2. Karşımıza blog ayarlarını yapmamızı söyleyen bir ekran gelecektir. Bu ekranda blogumuzu register edeceğimizi söylüyoruz ve diğer ekrana geçiyoruz.
  3. Karşımıza New Blog Account ekranı gelecektir. Buradan istediğimiz Blog Servisini kullanabiliriz. Ben WordPress’i seçiyorum.


  4. WordPress ayarlarını tanımlayacağımız ekran karşımıza gelir. Buradan, Blogumuzun adresini, kullanıcı adımız ve şifremizi giriyoruz ve OK butonu ile işlemimizi tamamlıyoruz.

  5. Bir sonraki aşamada karşımıza wordun publish ekranı gelecektir. Buradan son ayarlar yapıldıktan sonra veya hiçbir ayar yapılmadan Publish butonu ile yazımızı blogumuza gönderebiliriz.


Evet bu yazı OneNote da yazıldı ve yayınlandı :)

Tags: , , , , , , , , , , , , ,
Posted in BizTalk, Teknoloji | 2 Comments »

Kendime Not : 64 Bitlik BizTalk Server Administration Console’da, Oracle Adapter Port Konfigürasyon Hatası

Ağustos 18th, 2010

Semptomlar şu şekilde görünmekte:

Oracle Adapter Portuyla ilgili yaptığınız herhangi bir işlemde (receive locationın polling intervalını değiştirmek gibi basit işlemler dahil) Invalid bindig error hatası alırsınız.

Muhtemel Kurulumunuz :

64-Bit Biztalk Server 2009 kurulumu

32-Bit ve/veya 64-Bit Biztalk Adapter Pack 2.0

32 -Bit ve/veya 64-Bit WCF LOB Adapter SDK

64-Bit Oracle 11g Client

Eğer kurulumunuz yukarıdakine benziyorsa siz de hata alacaksınız demektir. 64-Bit için olması gereken kurulum aşağıdaki gibidir.

Olması Gereken Kurulum :

64-Bit Biztalk Server 2009 kurulumu

32-Bit ve 64-Bit Biztalk Adapter Pack 2.0

64-Bit WCF LOB Adapter SDK (evet sadece 64, yanında 32 istenmiyor :) )

32-Bit ve 64-Bit Oracle 11g Client

yukarıdaki liste harfi harfine kurulmalıdır. Bitlerdeki eksiklikler affedilmemektedir efenim :)

Microsoftun ilgili sayfası : http://msdn.microsoft.com/en-us/library/dd787836(BTS.10).aspx#BKMK_InvalidBinding

Tags: , , , , , , ,
Posted in BizTalk | 2 Comments »

10. Boyut

Ağustos 4th, 2010

10. Boyut mu o da ne olaki :)

izleyin :

Tags: , ,
Posted in Yaşam | No Comments »

Güzel Bir Yazı

Ağustos 4th, 2010

Kaynağını bilmediğim, mail ile elime geçen güzel bir yazı :

Cezmi, avucunu açmış kendisine doğru elini uzatan adama ters ters baktı. Elli yaşlarında gösteren adam, görmeye alıştığı hırpani kıyafetli dilencilere benzemiyordu. Üzerindeki giysiler eski fakat temizdi. Eli yüzü temiz ve sağlıklı görünüyordu. ‘Sapa sağlam adam gidip çalışacağına dileniyor, belki benden daha zengindir’ diye düşündü. Zaten canı çok sıkkındı, bir de sinirlenmişti.

Alaycı bir ses tonuyla:

- Ekmek parası mı istiyorsun ? diye sordu.

- Hayır çikolata parası lazım!

Cezmi’nin kızgınlığı şaşkınlığa döndü. Espri yeteneği olan dilencinin hali de başka oluyor diye düşündü.

- Niye siz ekmek bulamayınca çikolata mı yiyorsunuz?

- Hayır. Ekmek bulamadığımız günler genellikle bulgur pilavı yeriz, onu da bulamadıysak aç yatarız.

Cezmi adamın ciddi mi konuştuğunu yoksa dalga mı geçtiğini anlayamamıştı.

- Bu gün karnınız doydu üstüne tatlı mı istedi canınız?

- Fakirin canı mı olur ki, tatlı istesin beyim.

- Bu bir kamera şakası mı yoksa sen iş bulamamış stendapçı mısın?

- Hiçbiri değil. Sadece fakirim. Bugün karımın doğum günü, ona çikolata götürmek istiyorum.

- Doğum gününde yaş pasta alınır bildiğim kadarıyla.

- O bizim için değil zenginler için. Otuz yıllık evliliğimiz boyunca ona bir kez bile yaş pasta alamadım. Ama her doğum gününde mutlaka çikolata götürdüm. Çikolatayı çok sever.

Adamın söyledikleri Cezmi’nin dikkatini çekmişti. O akşam karısıyla kavga etmiş, kapıyı çarpıp kendini sokağa atmıştı. Arabasına da binmemiş sahile kadar yürümüştü. Denizi seyretmek de onu rahatlatmamıştı. Oysa eskiden denizi seyrederken çok rahatlardı.
Dalgalar sıkıntısını alıp götürürdü. Fakat karısının evde ağlıyor olduğunu bildiği için olsa gerek, hiçbir şey onu rahatlatmıyordu.

Dilenciyle konuşurken biraz kafası dağılmıştı.
‘Acaba söyledikleri gerçek mi, yoksa uyduruyor mu’ diye düşündü.

- Cebinde bir çikolata alacak para yok mu şimdi?

Cezmi’nin sorusu üzerine adam ceplerini boşalttı, bir nüfus cüzdanından başka bir şey çıkmadı.

- Ben dilenci değilim. İşim yok. Günlük çalışırım, ne iş bulursam yaparım. Fakat bu gün bütün gün iş aradım, aksilik bu ya, hiçbir iş bulamadım.

Cezmi, oturduğu bankı işaret ederek yer gösterdi.

- Oturun biraz dertleşelim bari, dedi.

Adam çekingen çekingen oturdu yanına.

- Yokmu eşin dostun, borç alacak akraban?

- Fakirin akrabaları da fakir olur beyim. Bulurlarsa kendi karınlarını doyururlar.

- Dilenecek kadar çok mu seviyorsun karını ?

- Hem de çok seviyorum. Otuz yılımı aydınlattı o benim.

- Hımmmm. Aşk hemde otuz yıl süren aşk. Hayret doğrusu! Aşkın ömrü en fazla üç yıl diyorlar oysa. Sen otuz yıldan bahsediyorsun.

- Evet. Geçen yıllar sevgimi azaltmadığı gibi artırdı.

- Söyle o zaman nedir evlilikte mutluluğun sırrı? Söylediklerine bakılırsa sen mutluluğun formülünü bulmuş gibisin.

- Ben ilkokulu bile bitirmedim. Öyle formül falan bilmem.

- Formül dediysem kimya formülü sormuyorum canım. Ben de altı yıllık evliyim. Sevdiğim kadınla evlendim, fakat mutlu değilim. Sürekli kavga ediyoruz. Daha iki saat önce kapıyı çarptım çıktım. Evimiz, arabamız, işimiz, gücümüz, her şeyimiz var, ama mutlu değiliz. Senin hiçbir şeyin yok, ama mutlusun. Para mı acaba bizi mutsuz eden?

- Hiçbir şeyim yok mu? Hayır benim her şeyim var. Benim karım her şeyim. Sevgilim, eşim, arkadaşım, hayat yoldaşım. Hayatımı paylaştığım insandan daha değerli ve daha önemli ne olabilir ki dünyada? Sizin ev, araba, iş diye her şey dediğiniz şeylerdir aslında
hiçbir şey olan.

- Öyle deme, şu kadar varlığın içinde bile karım her şeyden şikayet ediyor. Bir de fakir olsam kim bilir ne olur?

- Altın tasın, kan kusana faydası yoktur beyim. Sen kadın ruhunu hiç anlamamışsın. Hiçbir kadın iyi bir evde oturduğu, hergün çeşit çeşit yiyecekler yediği için mutlu olmaz. Bir kadın, kocasının her şeyi olduğunu bildiğinde ancak mutlu olur.

- Sizin mutluluğunuzun sırrı bu mu ?

- Olabilir. Ben karıma değerli şeyler alamıyorum ama ona benim için ne kadar
değerli olduğunu hissettiriyorum. O da çok mutlu oluyor.

- Bir kadına değerli olduğunu nasıl hissettirilir?

- Küçük kızı severek.

- Küçük kız mı ? Hangi küçük kız ?

- Yaşı kaç olursa olsun her kadının içinde hiç büyümeyen bir küçük kız vardır. O kızı ne kadar çok sever, ne kadar çok mutu edersen, o kadını da o kadar mutlu edersin.

- Nasıl yani ?

- Küçük kız neleri sever, nelerden hoşlanır bir düşünün. Küçük kızlar hep beğenilmek, ilgi görmek isterler. Güzel olduklarını duymaya bayılırlar. Kendilerine prensesmiş gibi davranılmasını beklerler. Küçük kızlar hep prenses olmayı hayal ederler. Sürprizlerden hoşlanırlar. Biraz şımartılmak isterler. Sevilmek ve sevildiklerini hep duymak isterler. İltifata doymaz küçük kızlar. Öyle değil mi?

- Haklısın. Benim dört yaşımda bir kızım var. Adı Ebru Her akşam boynuma sarılır ‘babacığım beni ne kadar seviyorsun?’ diye sorar. Giysisini değiştirdiği zaman etrafımda ‘Baba güzel olmuş muyum?’ diye sorar durur. Güzelsin demem de yetmez ona. ‘ Harikasın prenses gibi olmuşsun’ demeliyim. Dünyanın en güzel kızı demeliyim.

- İşte kadınlar bir ömür boyu bunu duymak isterler. Ben elli yaşındaki karıma böyle davranıyorum. Ömrümüz olurda seksen, doksan yıl da yaşarsak ben ona böyle davranmaya devam edeceğim. Ona ‘bebeğim’ diye hitap ediyorum çok hoşuna gidiyor. ‘Bebeğim bana bir çay yapar mısın?’ dediğimde çay yapmak için nasıl koşturduğunu görmelisiniz.

- Hiç kavga etmezmisiniz siz?

- Kavga evliliğin tadı tuzu. Arada biz de tartışırız. Küsüp barışmanın tadı ayrıdır. Benim karım bir keçi kadar inatçıdır. Onunla barışmak için uğraşmak ayrı bir keyif verir bana.

- Benim eşim çok ciddi kadındır. Hiç küçük kız havası yok onda.

- Küçük kızlar büyüdükleri zaman artık sevgi, ilgi istemeye utanırlar. En ciddi yada en yaşlı kadının bile o küçük kız mutlaka vardır. Yeter ki sen o tatlı kızı sevindirmeyi, mutlu etmeyi bil. Ve o küçük kızı asla aldatma. Yoksa bir daha sana güvenmez ve ne yaparsan yap hep kuşkuyla bakar. Küçük kızlar hem çabuk mutlu olurlar hemde çabuk kırılırlar. Çok narindir onlar. Hoyrat elleri sevmezler. Yumuşak dokunuşları severler.

- Bu tavsiyeni deneyeceğim. Fakat her zaman yapabilir miyim bilmiyorum. Bazen işlerim çok yoğun oluyor o zaman eve çok yorgun gidiyorum.

- Bu sadece bir bahane. O küçük kızı mutlu etmek dünyanın enkolay işi. Çoğu zaman birkaç tatlı söz yeterli olur. Sen o küçük kızı mutlu ettiğinde karşılığını fazlasıyla alırsın. Artık o seni rahat ettirmek için elinden gelen gayreti gösterir. Karısı mutlu olmayan erkek
mutlu olamaz. Mutlu olmak isteyen erkek önce hayat arkadaşını mutlu etmelidir. Düşünsene somurtkan, mutsuz, sürekli söylenen biriyle yolculuğa çıksan ne kadar mutlu
olabilirsin?

- Haklısında bende bütün gün ailem için çalışıp yoruluyorum.

- Yine para, yine dış sebepler. Evet para önemli ve gerekli ama kadınlar para için erkekleri sevmezler. Para geçici mutluluklar verir. Kadınlar hediye almayı severler. Paran varsa hediye al tabi. Ama hediyeyle mutlu olmasını bekleme. Hediyenin yanına sevgini katmazsan hediyenin bir anlamı yoktur. Benim hiçbir zaman çok param olmadı. Günlük kazandım günlük yedik. Bazen aç kaldığımız günler oldu. Hiçbir zaman karımın kulaklarına altın küpe takamadım ama her zaman aşk sözleri fısıldadım. Hiçbir zaman boynuna pırlanta gerdanlık alamadım ama hep öpücüklerle sevdim boynunu. Hiçbir zaman ona ipek elbiseler giydiremedim ama kendi bedenimle ipek elbise gibi yumuşacık sardım bedenini ve mutlu ettim onu.

Adam ayağa kalktı.

- Bana müsaade, artık gitmeliyim, karım merak eder. Sende git evine küçük kızın gönlünü al, belki o küçük kız şimdi evde ağlayıp duruyordur.

Cezmi de ayağa kalktı. Kuvvetlice elini sıktı.

- Sizi tanıdığıma çok memnun oldum.

Elini bıraktı koluna girdi. Yolun karşısındaki pastaneyi gösterdi.

- Hadi gel eşin için şuradan çikolatalı pasta alalım, dedi.

Pastayı aldılar. Adam hayatında ilk defa karısına yaş pasta götürmenin mutluluğuyla, bin
bir teşekkür ederek evginin yolu nu tuttu. Bülent de pastanenin yanındaki manavdan karısının en sevdiği meyvelerden aldı.

Evine geldiğinde karısı şişmiş gözlerle mutfak masasında oturmuş su içiyordu. Cezmi hiç konuşmadan meyveleri büyükçe bir tabağa döküp yıkadı., sonra eşinin önüne koydu.

- Bunlar dünyanın en şanslı meyveleri, dedi.

İnci hiç konuşmadı.

- Sorsana ‘niye’ diye.

İnci kızgın kızgın:

- Niye? Diye sordu.

- Çünkü dünyanın en güzel ve en tatlı kadının midesine gidecek, dedi gayet ciddi bir ses tonuyla. İnci şaşırmıştı. Bir anda yüzünün ifadesi yumuşamıştı.

- Bunlar senin sevdiğin meyveler, senin için aldım.

- Hayret !!!! Her zaman kendi sevdiğin meyveleri alırdın. Benim hangi meyveleri sevdiğimi iyi hatırlamışsın. Aslında bu beklediğim istediğim bir şeydi. ‘bak senin sevdiğin meyveleri aldım’ Ama şimdi kıymeti yok. Çünkü sana çok kırgınım, meyve alarak gönlümü alamazsın.

- Özür dilerim seni kırdığım için.

Sonra Cezmi yere diz çöktü.

- Cezam neyse razıyım. Ama bir tek şey istiyorum senden. Seni delice seven bu adamı senden mahrum etme.

- Cezmi, yere çömelmiş, boynu bükük bir vaziyette çok komik
görünüyordu.

İnci kıkır kıkır gülmeye başladı.

- Affetmek o kadar kolay değil. Bakalım hangi cezalara
katlanabileceksin, dedi.

Cezmi, işte o zaman ona muzip muzip bakan eşinin içinde sakladığı küçük kızı gördü.

Bundan sonra her şey daha farklı olacak diye düşündü..

Posted in Genel | No Comments »

Biztalk Server 2010 – Beta Kurulumu (2)

Temmuz 27th, 2010

Önceki yazımda, Biztalk Server 2010 için gerekli olan ön kurulumları yapmıştık. Her şey hazır olduğuna göre artık Biztalk Server’ın setupını çalıştırabiliriz.
Herşeyin düzgün gitmesi için bir iki dua okumakta fayda var bu sırada :) Zira herhangi bir yerde, saçma bir sorunla karşılaşabilirsiniz.

Kurulum;

  1. Kurulum için, Microsoft’un sitesinden rahatlıkla indirebileceğimiz, setupı çalıştırıyoruz. Karşımıza gelen ekranda, fikir vermesi açısından installation guide’ı okumanızda fayda var. Vaktim değerli derseniz; Install Microsoft BizTalk Server 2010‘ a tıklayın :) .
  2. User Name ve Organization bilgilerinizi doldurun. Çok detaya girmenize gerek yok. Product Key otomatik olarak gelecektir. Next butonu ile işleme devam edin.
  3. Lisans sözleşmesini okuyun :) . Tamam tamam okumayın. Okuyan birini bulursanız selamlarımı iletirsiniz. Accept edip, Next butonu ile devam edin.
  4. Zorunlu, Customer Experience Improvement Program‘ ına  dahil olduğunuzu gösteren yazıyı okuyun. Next butonu ile devam edin.
  5. Yüklemek istediğini komponentleri seçin. Ben şahsen hepsini denemek istediğim için ne var ne yok seçtim. Zaten fazla yer kaplama gibi bir derdi de yok. Sonuçta birkaç dll hepsi.
  6. Biztalk 2009 kurulumunda redistributable components‘ i sen mi indircen, indirilmiş var mı, yoksa ben download edeyim mi diye sorardı. Her kurulumda tekrar tekrar o çok MB lik dosyayı indirmekle uğraşmazdık. Bunda ise otomatik olarak componentleri download etmeye başlıyor. İnşallah beta bir kurulum olduğunda dolayıdır diyorum ve yüklemenin tamamlanmasını bekliyorum.
  7. Aşağıdaki ekranla kurulumu tamamlıyoruz. Launch BizTalk Server Configuration tick ini, konfigürasyonu sonra yapacaksak kaldırıyoruz.
Diğer yazımda Biztalk Server Configuration’ın nasıl yapıldığını inceliyeceğiz.

Tags: , , , , , , , , , , , , , ,
Posted in Bilgisayar, BizTalk, Yazılım | No Comments »

Biztalk Server 2010 – Beta Kurulumu (1)

Temmuz 24th, 2010
  • İşletim sistemi Windows Server 2008 R2 olan bir server hazırlanır,
  • Server üzerinde tüm windows updateler yapılır,
  • IIS Kurulumu yapılır
    • Role’lerden Web Server (IIS) seçilir. Feature olarak da aşağıdakiler Role eklenir
      • Application Development
      • Security altından, Basic Authentication ve Windows Authentication
      • Management Tools altında IIS 6 Management Compatibility
    • İşlem sonunda aşağıdaki kurulumların yapılmış olması gerekir,
  • Business Activity Monitoring (BAM) Kullanılacaksa Office Excel 2007 ya da Office Excel 2010 kurulumu,
  • Visual Studio 2010 yüklenir (Kurulumdaki SQL Server Express kurulmamalıdır.
  • SQL Server 2008 R2/SP1 Kurulumu aşağıdaki gibi gerçekleştirilir,
    • Feature Selection ekranından, aşağıdaki resimde seçilen feature lar seçilir,sql11.jpg">sql1" src="http://www.mehmetaydin.com/wp-content/uploads/2010/07/sql11.jpg" alt="" width="825" height="622" />
    • Aşağıdaki gibi Instance ayarı yapılır,


    • Server Configuration ekranında, servislerin hangi user ile çalışacağını belirleyin veya Use the same account for all SQL Server services butonu ile hepsine aynı userı atayın. Collation tabından, Collation’ı, Latin1_General olarak seçmeyi unutmayın.
    • Database Engine Configuration ekranında Add Current User butonu ile kurulum yapılan userı SQL Administrators olarak belirliyoruz.
    • Analysis Services‘ da yetkili olacak userları seçiyoruz

    • Reporting Services Kurulumu

    • SQL Kurulumun bitmesi beklenir.

Bununla birlikte Biztalk Server 2010 kurulumuı için tüm ön gereksinimleri tamamlanmış bulunuyorsunuz. Bir sonraki yazıda Biztalk Server 2010 – Beta’nın nasıl kurulduğunu görebilirsiniz.

Tags: , , , , , , , , , , , , , ,
Posted in Bilgisayar, BizTalk, SQL Server | No Comments »